Eğitim İş İstanbul 3 Nolu Şube

BU ŞİDDET NE ZAMAN BİTECEK !

Sendika Haberleri

BU ŞİDDET NE ZAMAN BİTECEK !

BU ŞİDDET NE ZAMAN BİTECEK!

Siyasi iktidarın, öğretmenleri itibarsızlaştırma politikalarının bir sonucu olarak ne yazık ki eğitimcilere yönelik şiddet eylemleri son yıllarda giderek artmaktadır.

Bugüne kadar okullarda yeterli güvenlik önlemleri almadığı gibi öğretmenlere uygulanan şiddete seyirci kalan Milli Eğitim Bakanlığı, her fırsatta öğretmeni değersizleştiren ve hedef gösteren uygulama ve açıklamalar yapmakta istikrarlı davranmaktadır. Öğretmeni toplum nezdinde itibarsızlaştıran bu tür açıklamaların saldırılarda önemli bir rol oynadığını düşünmekteyiz.

Geleceğimizin ihya ve inşasında eğitim ve öğretimin yeri hayati bir önem taşımaktadır. Eğitimin yapı taşı olmazsa olmaz unsuru öğretmendir.

Bugün maalesef bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum anlayışı ile bilgiye, bilgiyi öğretene saygıyı medeniyetimizin ve kültürümüzün temel taşları haline getiren bir toplumdan , geleceğimiz olan evlatlarımıza bilgi verip yetiştirmekten başka derdi ve gayesi olmayan öğretmenlere şiddetin sıradanlaştığı bir topluma dönüşmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

En onurlu mesleklerin başında gelen, en kutsal hizmetlerden birini üstlenen ve her zaman sevgi ve saygıyla anılan öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı bu durum asla kabul edilemez.

Şiddetin her türlüsüne karşı olmakla beraber kamu görevini icra edenlere özellikle öğretmenlere şiddetin her türlüsü, geleceğe vurulan bir darbe, yarınların karartılmasına yönelik bir hamledir.

Tek derdi, öğrencilerine bilgi ve birikimlerini aktarmak olan öğretmenlerimizin ve o kurumdaki idari iş ve işlemleri sevk etmek , yürütmekle yükümlü idarecilerimizin hiç de hak etmedikleri bir şekilde bazı öğrenci velilerinin fiili saldırısına ve hakaretlerine maruz bırakılması bizi bir kez daha derinden üzmüştür. Esenyurt’ta bir ilkokulda görev yapan meslektaşımıza okul çıkışında bir öğrenci velisi tehdit ve hakaret edip saldırarak darp etmiştir. Bunun üzerine meslektaşımız hastaneden rapor alarak karakola giderek suç duyurusunda bulunmuştur. Karakolda üyemizin yanında yer alarak ona destek olmaya çalıştık. Eğitim İş olarak kesinlikle bu olayın takipçisi olacağız. İlgili şahsın gerekli cezayı alması için mücadele edeceğiz.

Eğitim İş olarak meslektaşımıza yapılan bu barbarca saldırıyı lanetliyor, kınıyor ve bu saldırıda şiddete maruz kalan öğretmenimizin şahsında bütün eğitim camiasına yapıldığını yüksek perdeden haykırıyor, ve yetkililere buradan şu soruyu sormak istiyoruz; Acaba yarın hangi okulumuzda hangimizin başına böyle bir olay gelecek diye endişe ediyoruz. Kendi işyerimizde can güvenliğimizin tehlikede olduğu bir ortamda hangi aşk ve şevk ile hizmet üretebileceğiz?

Bu olayla ilgili idari ve hukuki soruşturmaların bir an önce yapılması, ilgili şahıs hakkında yaptırımlar uygulanması ve okullarımızdaki güvenlik tedbirlerinin arttırılması noktasında azami gayret gösterilmesini ve tüm yetkililerin sesimizi duymasını bekliyoruz.

Öğretmene ve kamu çalışanlarına yönelik şiddet hadiseleri üzerine ciddi idari ve hukuki tedbirler ivedilikle alınmalıdır. Şiddet vakaları konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirleri hayata geçirecek mevzuat düzenlemeleri zaman kaybedilmeksizin çıkarılmalıdır.

Unutmayalım; öğretmene sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

Özer YAPAL

ŞUBE BAŞKANI

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

 

5 Ekim tarihi, 1966'da uluslararası öğretmen meslek örgütleri ile ILO ve UNESCO tarafından düzenlenen toplantıda öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik çok önemli kriterlerin belirlenmesi ve tüm ülkeleri bağlayan ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararları'nın alınması nedeniyle, Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Söz konusu "Tavsiye Kararları", öğretmenlerin sadece mesleki hakları ve çalışma koşulları değil, toplumdaki yeri ve toplumların daha üst medeniyet seviyelerine gelmesi konusundaki kıymetlerinin de altının çizilmesi ve uluslararası bir toplu iş sözleşmesi anlamı taşıması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu belgeye Türkiye imza atmış bulunsa da, maddelerin neredeyse hiçbirinin uygulanmaması nedeniyle 5 Ekim, ülkemizde bir kutlamanın değil, hak aramanın günü haline gelmiştir.

Özellikle AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana, söz konusu maddelerin adeta tersinin uygulanması, eğitim emekçilerini her geçen gün biraz daha zorda bırakmıştır.

Türkiye'deki eğitim emekçileri, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralardadır.

OECD’nin Bir Bakışta Eğitim 2021 raporuna göre, Türkiye’de öğretmen maaşları çalışılan kademeye göre ciddi farklılıklar göstermemektedir Türkiye’de mesleğe başlayan bir öğretmen en üst kıdeme ulaştığında başlangıç maaşından yaklaşık olarak %11-12 daha fazla maaş almaktadır. OECD ortalamasında ise yıllık öğretmen maaşları çalışılan kademe ve deneyim süresi yükseldikçe Türkiye’ye oranla daha fazla artış göstermektedir. OECD ortalamasında mesleğe yeni başlayan bir öğretmenin maaşı ile en üst kıdemde alabileceği maaş arasında kademelere göre %65-68 arasında değişen farklılıklar gözlenmektedir. Bu rakamlar, şu anda öğretmenlerimizin dünyadaki meslektaşlarına göre alım gücü açısından ne kadar kötü halde olduğunu göstermektedir.

Türkiye'de adeta orta sınıf diye bir kavram bile bırakmayan gerçek enflasyon, öğretmenlerimizin aldığı komik ücret zamlarının kat kat üstünde olduğu için, eğitim emekçilerimizin alım gücü düşmüş, kredi kartı ve kredi borcuna gömülmeyen öğretmenimiz kalmamıştır.

Öğretmenlerimiz kadrolu, ücretli, sözleşmeli gibi kavramlarla bölünerek sömürülmekte, yakın geleceklerinin ne olacağını dahi bilmeden mesleklerini icra etmeye çalışmaktadır.

Kamuda çalışan öğretmenlerimiz ne kadar yandaş oldukları konusunda yarışan, liyakatsizce seçilen yöneticiler tarafından haksızlıklara maruz bırakılırken, özel okullardaki öğretmenlerimiz de eğitime rant kapısı gözüyle bakan patronların insafına terk edilmiştir.

Aldığı ücretler, çalışma koşulları iyileştirilmek bir yana dursun her geçen gün daha kötüye giden öğretmenlerimizin, toplumdaki yeri de yanlış politikalarla sarsılmıştır.

Öğretmenlere danışılmadan hazırlanan, Meclis komisyonunda görüşülürken itirazlarımızı ilettiğimiz ancak buna rağmen 3 Şubat tarihinde Meclis’ten geçerek hayatımıza sokulan Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirmiştir.

Öğretmenlerin uzmanlığını ve öğretmenliğin zaten bir uzmanlık mesleği olduğunu hiçe sayarak hazırlanan, eşit işe eşit ücret ve meslekte kıdeme göre ücret artışı gibi ilkeleri çiğneyen bu kanun; zaten kadrolu/sözleşmeli/ücretli olarak ayrım yapılan öğretmenleri adına kariyer basamakları denilen unvanlarla kendi aralarında bir kez daha ayrıştıracaktır.

Eğitim emekçilerini kuşatan bu olumsuzluklar listesi, ne yazık ki kolaylıkla uzatılabilir. Bizleri bu olumsuz tablodan kurtaracak, öğretmenlik mesleğini bu topraklarda tekrar hak ettiği yere yükseltecek, eğitim emekçisini insanca yaşayabilir koşullara kavuşturacak olan kuşkusuz kararlı emek mücadelesi olacaktır.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim neferlerinin ortak çatısı olan Eğitim-İş olarak;

- Laik, parasız, adil ve bilimsel eğitim için,

- Eğitim emekçilerinin insan onuruna yakışır ücretlerle, meslek onuruna yakışır koşullarda çalışabilmesi için,

- Yandaşlık kriterlerinin değil, liyakatın dikkate alındığı bir eğitim sistemi için,

- Eğitimi her türlü gerici ve ırkçı örgütlenmelerden kurtarmak için,

- Öğretmenlerin boynunun büküleceği değil, kutlama yapacağı 5 Ekimler için

mücadele etmeyi sürdüreceğimizin altını çiziyor; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nü yürekten kutluyoruz.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Bir yazı görseli olabilir

 

DEVAMI

1 EKİM 2022 BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ GERÇEKLEŞTİRDİK

Bugün on binlerce üyemizle meslek onurumuz, çocuklarımızın geleceği için Atamıza yürüdük.

Atam, Başöğretmenim;

Devrimci ruhunu sizden alan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası, Eğitim-İş olarak öğretmene saygı, eğitime bütçe, eğitim emekçilerine insan onuruna yakışır ücret talebiyle binlerce üyemizle gerçekleştirdiğimiz Büyük Yürüyüşümüz sonrası huzurunuzdayız.

Sizin gelecek nesilleri emanet edecek kadar önem verdiğiniz eğitim çalışanları olarak, her zaman ve her koşulda Cumhuriyet'in bizlere yüklediği görev ve sorumlulukların bilinciyle hareket etmekteyiz.

Akıl ve bilimin, ilke ve devrimlerinizin ışığında, "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" kuşaklar yetiştirmek; kimsesizlerin kimsesi olsun diye kurduğunuz Cumhuriyet’te, hiçbir evladımızın kimsesiz ve eğitimsiz kalmamasını sağlamak en büyük amacımızdır.

Mücadelemizi, Cumhuriyetimizin bağımsızlığını, egemenliğini, ülkenin bütünlüğünü, laik, bilimsel, ulusal, kamusal eğitim hedefini geliştirerek korumak; ülkede yaşayan her bir çocuğun ve gencin eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkını yaşama geçirmek için kararlılıkla sürdüreceğiz.

On binlerce eğitim emekçisi adına huzurunuzda söz veriyorum;

Ant olsun ki, bilimi ve aklı rehber edinmiş tüm eğitim emekçileriyle, bu ülkenin çocuklarını emanetleriniz ve devrimleriniz ışığında geleceğe hazırlayacak, mücadelemiz ve duruşumuzla sizi yaşatacağız! Açtığınız yolda, gösterdiğiniz hedefe hiç durmadan yürüyecek; gerçek kurtuluşun ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olacağı sözünüzden hareketle, nereden gelirse gelsin cehaletle savaşmaya kararlılıkla devam edeceğiz! Ne senden geçeriz, ne de eserinden.

DEVAMI

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • SİLİVRİ TEMSİLCİLİĞİMİZİN DÜZENLEDİĞİ ÜYE KAHVALTISI (19 Eylül 2021)
  • TEMSİLCİLİK YÖNETİCİLERİMİZLE KAHVALTI (11 Eylül 2021)
  • Avcılar’da Toplandık

Videolar

  • ÖĞRETMENE SAYGI !
  • Şube Başkanımız Özer YAPAL Halk TV Haber Kuşağının Konuğu Oldu
  • Unutmadık!Unutturmayacağız!
  • 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü